|
Tweet |
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump, görüşme öncesi havalimanında birbirlerini selamladı.
.jpg)
Ukrayna krizi ve ikili ilişkileri görüşmek için bir araya gelen iki lider uçaktan indikten sonra birbirlerini selamlayarak kırmızı halıda beraber yürüdü.
.jpg)
Sonrasında Putin ve Trump, "Alaska 2025" yazan bir platformun üzerinde yan yana gelerek fotoğraf çektirdi.
Görüşmeler başladı
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i taşıyan konvoy, zirvenin gerçekleşeceği binaya doğru kısa bir yolculuk yaptı. Burada görüşmeler başladı.
.jpg)
İki lider, yardımcılarıyla birlikte, üzerinde "Barışın Peşinde" yazısı bulunan mavi bir fonun önünde bir odada otururken kameralara poz verdi.
.jpg)
Trump ve Putin, yarım ay şeklinde düzenlenmiş oturma düzeninin en ortasına yerleşti; aralarında bardaklar ve kağıtların bulunduğu küçük bir masa göze çarptı.
Gazetecilerden soru alınmadı, ancak Trump, odadaki gazetecilere "Teşekkür ederim" dedi.
Görüşmeye kimler katılacak?
Alaska’da düzenlenecek olan Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Trump zirvesine katılacak delegasyonlarda, her iki ülkenin dışişleri ve maliye bakanları da yer alıyor.
Delegasyonların tam listesi yayımlandı.
Rusya’dan görüşmelere katılacak isimler:
Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov
Devlet Başkan Yardımcısı Yuri Uşakov
Savunma Bakanı Andrey Belousov
Maliye Bakanı Anton Siluanov
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev
ABD’den zirveye katılacak üst düzey isimler:
Dışişleri Bakanı Marco Rubio
Maliye Bakanı Scott Bessent
Ticaret Bakanı Howard Lutnick
CIA Direktörü John Ratcliffe
Özel Temsilci Steven Witkoff
Gündemde neler var?
.jpg)
Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, görüşmelerin merkezinde Ukrayna krizinin çözümü olacağını söylemişti. Uşakov, bunun yanında barış ve güvenlik ile güncel uluslararası ve bölgesel meselelerin de ele alınacağını belirtmiş, görüşmeler başkanların baş başa toplantısıyla başlayacağını, ardından her iki taraftan beşer temsilcinin katıldığı heyet toplantıları yapılacağını bildirmişti.
Rus heyetini, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Andrey Belousov, Maliye Bakanı Anton Siluanov ile Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu (RDIF) Başkanı Kirill Dmitriyev temsil edecek.
Ayrıca Uşakov, Alaska’ya bir uzman grubunun da gönderileceğini, heyet görüşmeleri formatında devam edeceğin ve ardından Putin ile Trump ortak basın toplantısı düzenleyeceğini bildirmişti. Kremlin, görüşmelerin süresinin tartışmaların seyrine bağlı olacağını açıklamıştı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, zirvenin hazırlık sürelerinin benzeri görülmemiş şekilde kısa olduğunu ve karşılıklı sinyallerin Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yapılan görüşmeden kaynaklandığını söylemişti. Peskov, Putin ve Trump’ın konuşmaya hazır olduğunu ve en karmaşık konuları da ele alacaklarını vurgulamıştı.
Zirveden beklentiler neler?
Bazı uzmanlar ve analistler, Rusya ve ABD liderlerinin Alaska'da yapacağı toplantıyı şimdiden tarihi olarak nitelendiriyor. Uzmanlar, gündeme silah kontrolü ve Arktik’te ortak araştırmalar gibi konuların gelebileceğini söylemişti.
Konuya ilişkin açıklama yapan analistler, Putin ve Trump'ın, Washington'ın bazı yaptırımları kaldırma isteğini de görüşebileceğine inandıklarını ve görüşmenin olumlu bir sonucunun Rusya ile ABD arasında doğrudan uçuşların yeniden başlatılması olabileceğine inandıklarını dile getirmişti.
Peskov, zirve sonrası herhangi bir belge imzalanmasının beklenmediğini ancak başkanların ortak basın toplantısında anlaşmaların kapsamını açıklayacağını dile getirmişti. Öte yandan Çin, Hindistan ve Türkiye zirveyi olumlu karşılamış; Avrupa ve Ukrayna’da ise görüşmeye ilişkin iyimser olduklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmamışlardı.
Rusya Savunma Bakanlığı ise Kiev’in görüşmeleri sabote etmek için provokasyonlar hazırlayabileceğine dikkat çekmişti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, çevrimiçi toplantı sonrası, Ukrayna barış görüşmelerinde önceliğin ateşkes olması gerektiğini söylemişti. Merz, Kiev’in güvenlik garantilerine ihtiyaç duyduğunda hemfikir olunduğunu ve Avrupa’nın görüşüne göre Ukrayna’nın Batı’dan uzun vadeli destek alması gerektiğini dile getirmişti. Polonya Başbakanı Donald Tusk, Trump’ın Avrupa ülkelerinin pozisyonunu anladığını ifade etmişti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdürü Aleksey Fadeyev, vrupa ve Kiev’in Ukrayna konusundaki görüşmesini hem siyasi hem de pratik açıdan önemsiz bir adım olarak nitelendirmişti. Fadeyev, Avrupa’nın sözde Washington ve Moskova’nın çabalarını desteklediğini ancak pratikte bu çabaları sabote ettiğini söylemişti.
Ukrayna sorunu
.jpg)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Haziran 2024’te, Ukrayna'daki çatışmanın barışçıl çözümü için girişimlerde bulunarak Ukrayna birliklerinin Rusya'nın yeni bölgelerinden çekilmesinin ardından Moskova’nın derhal ateşkes ilan edeceğini ve müzakerelere hazır olacağını söylemişti.
Ayrıca Putin barış koşulları arasında şunları dile getirmişti:
Kiev’in NATO’ya katılma niyetinden vazgeçmesi
Demilitarizasyon ve denazifikasyon süreçlerini yürütülmesi
Tarafsız ve nükleersiz statü benimsemesi
Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaldırılması
Putin-Trump görüşmesi öncesinde Rusya Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın Ukrayna'daki çözüme ilişkin bir yıl önce dile getirdiği ilkeli tutumunun değişmediğini dile getirmişti.
Zirve hazırlıkları kapsamında Putin, Perşembe günü Rusya'nın üst düzey yetkilileriyle yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdi. Toplantının açılışında konuşan Putin, ABD yönetiminin çatışmayı sona erdirmek, krizi sona erdirmek ve çatışmaya dahil olan tüm tarafların çıkarına olacak anlaşmalara varmak için 'oldukça enerjik ve samimi çabalar' gösterdiğini ve bu çabanın ülkeler arasında, Avrupa'da ve tüm dünyada uzun vadeli barış koşulları yaratmayı hedeflediğini belirtmişti.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, iki liderin Ukrayna konusunu diyalog yoluyla çözme konusunda ortak siyasi iradeye sahip olduğunu ifade etmişti.
Trump ise zirveyi bir 'satranç hamlesi' olarak nitelendirdi ve görüşmenin sonraki aşama için zemin hazırlayacağını söyledi. Trump, zirve sonrası Putin, Zelenskiy ve bazı Avrupa liderlerini kapsayan görüşme yapmak istediğini açıkladı. Kremlin, üçlü görüşme ihtimaline şimdilik yorum yapmadı. Zelenskiy ise anayasa gereği toprak tavizlerine yanaşmayacağını belirtmişti.
Rusya-ABD münasebetleri
Peskov, Rusya ve ABD ilişkilerini olumsuz durumdan çıkarmanın uzun ve zorlu bir süreç olduğunu, iki ülkenin ikili ilişkilerdeki rahatsızlık unsurlarını gidermeye çalıştığını ve diplomatik temsilciliklerin işlevselliğini yeniden tesis etmeyi hedeflediğini belirtmişti. Ayrıca Peskov, hava ulaşımının yeniden başlatılması gündemde olsa da somut bir sonuç bulunmadığını söylemişti.
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı Dmitriyev, zirvede ikili iş birliğinin geleceği, özellikle ticari ve ekonomik fırsatlar üzerinde görüş alışverişinde bulunulacağını belirterek zirvenin başarılı geçmesi durumunda ilişkilerin yeniden başlatılabileceğini ifade etmişti.
Neden Alaska?

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Putin ve Trump’ın Alaska’da 'Rusya’nın Amerika’daki toprağı' olarak bilinen bölgede buluşacağını söyledi. Uşakov konuşmasında, Alaska’nın 1732’de Rusya tarafından keşfedildiğini ve 1867’de ABD’ye satıldığını hatırlatmıştı.
Uşakov ayrıca Çukotka ve Alaska’nın sadece 86 km uzaklıkta olduğunu ve ekonomik çıkarların kesiştiğini belirtmişti.
Uşakov zirvenin yapılacağı Elmenorf-Richardson Askeri Üssü yakınındaki anıt mezarın, iki ülke halklarının savaş kardeşliğini ve 2. Dünya Savaşı’ndaki ortak mücadeleyi hatırlattığını ifade etmişti.
Putin ve Trump’ın önceki temasları
Alaska Zirvesi, iki liderin yedinci yüz yüze görüşmesi olacak ve Trump’ın ikinci başkanlık dönemindeki ilk buluşması niteliğini taşıyacak.
Sırasıyla liderlerin yüz yüze görüşmeleri:
2017'de G20 Hamburg zirvesi
2017 Vietnam APEC zirvesi
2018’de Helsinki Zirvesi
2018'de Paris'te 1. Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 100. yıl dönümü etkinlikleri
2018'de Arjantin'deki G20 zirvesi
2019'da Japonya'nın Osaka kentinde düzenlenen G20 zirvesinde
2025 başından itibaren ise telefon görüşmeleriyle temas sürdürülmüştü. 2025'in başından bu yana altı kez telefonda görüşme gerçekleşti. Sonuncusu ise 3 Temmuz'da, ABD'nin ulusal bayramı Bağımsızlık Günü'nün arifesinde gerçekleşti.
(DIŞ HABERLER SERVİSİ)