Bugun...
SON DAKİKA

Türkiye seni taşıyamıyor!

 Tarih: 20-06-2020 21:12:00
Murtaza Demir

Saraylarını, uçaklarını, doyumsuz lüksünü…

Siyasal hırsını…

Para -döviz, mülk sevdanı…

Akıl sınırlarını zorlayan kutuplaştırıcı tavrını…

Demokrasi, laiklik, eşitlik karşıtlığını…

İnsaf ölçüsünü aşan adaletsizliğini…

Siyasal tükenmişliğini…

Ulusal ve uluslararası tahribatını…

Taşıyamıyoruz…

Salt devraldığın itibarımızı, maddi varlığımızı değil, geleceğimizi de sattın, riske ettin, tükettin!

Ekonomimizi batırdın!

Yeddi eminine emanet edilen varlığımızı öyle hovardaca harcadın ki, artık ne yapsan çare olmuyor… Havayı, suyu, hazine arazilerini, askerliği, imar yolsuzluklarını sattın! İşçiyi, emekliyi açlığa terk edip “canınız cehenneme” dedin. Hem “üç çocuk” istedin, hem gençlere dönüp; “her üniversite bitiren iş bulacak diye bir zorunluluk yoktur” diyerek sokağa saldın; umutlarını tükettin, mahvettin!

Fatura üstüne fatura gönderiyor; şimdi de “10 lira ver” diyorsun!

Sırtımızdan inmiyorsun!

Fetöye kandırıldın; ödedik…

Uluslararası tekellere kandırıldın; ödedik…

Trump’a, Putin’e, Esat’a kandırıldın; ödedik…

Akaryakıt anlaşmalarında, doğalgaz anlaşmalarında, yol-köprü, şehir hastaneleri, CSM şirketleri anlaşmalarında kandırıldın; ödedik…

VE NİHAYET KANDIRDIN

Kimi mi?

Herkese kandırılırken, sadece eğitimsiz-cahil yurttaşlarımızı kandırdın…

Cehaletlerini, yoksulluklarını, Allah-Kuran inançlarını kullandın; onlar gibi göründün, mağduru oynadın!

“Bana oy verin, beni başkan yapın, ülkeyi uçuracağım” dedin, kandırdın…

“Üç çocuk” dedin, kandırdın…

“Benim başörtülü bacımın üstüne işediler” dedin, kandırdın…

“Camide bira içtiler” dedin, kandırdın…

Polemiği, başörtüsünü, camiyi sermaye ettin!

O kadar çok kandırdın ki, vaatlerin yalanların dahi utandı…

Sahte gündem değişiklikleriyle gerçekleri gözümüzden kaçırmaya çalıştın…

Ama olmadı, olmadı…

Enflasyon hesaplarına takla attırsan da, cebimizdeki hesap o kadar gerçekçi ki… “Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın” derler ya; sen bizi, gördüğümüzden geri bıraktın… Utandırdın, el açtırdın! Daha düne değin “ver oradan bir kilo kuşbaşı, bir kilo kıyma” derken bugün ancak, ıkınıp-sıkınarak “250 gram ver” diyebiliyoruz…

Kuruyemişçinin yolunu unuttuk…

Tatlıcıya-baklavacıya uğramaz olduk…

Lokanta, restoran görünce yolumuzu değiştirdik…

Rakıya hasret kaldık…

Elli yıldan buyana devam eden, “PKK’nın başını ezdik” mugalatasını sen de sürdürsen de, PKK’nın en güçlü dönemini yaşadığını, sınırımızda devlet kurduğunu biliyoruz. Evet, PKK, senin “yeşil (Sünni) kuşak, küresel lider, BOP Eşbaşkanı, Şam’da Cuma namazı” hayallerinin sonucunda nihayet devlet oldu.

SEN KARDASIN, BİZ ZARARDA

Devlet ve millet senin kobayın gibi…

Sen zarar ediyorsun; biz ödüyoruz, ölüyoruz!

Sen varsıllaşırken, biz yoksullaşıyoruz!

Karın tamamı sana, zararın tamamı bize…

Söyler misin?

Bunca borcu nasıl ödeyeceğiz?

Ekonomiyi nasıl çevireceğiz?

İşsizliği, yoksulluğu nasıl yeneceğiz?

Aylak aylak gezen, umudu tükenen üniversite mezunu yavrularımıza nerede iş bulacağız?

Nasıl ayakta kalacağız?

Halimiz-ahvalimiz böyleyken sen hala padişahlık hayalleri görüyor, devlet büyüğü olarak anılmayı, hayırla yad edilmeyi bekliyorsun…

Bekleme!

Hayırla yad etmeyeceğim…

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI