Bugun...
SON DAKİKA

ERDOĞAN YOL AYRIMINDA!

 Tarih: 21-11-2020 21:35:00  -   Güncelleme: 21-11-2020 21:47:00
Mehmet Talay
Bir organize suç örgütündeki lider bozuntusunun sosyal medya üzerinden yaptığı hakaretlerin ve tehditlerin, Kılıçdaroğlu’nun MHP lideri Bahçeli’ye yönelik eleştirilerinin karşılığı gibi görünse de asıl hedef başkadır.

Yayınlanan mektupta ve sonrasında gerek Bahçeli’nin ve gerekse çeşitli Ülkücü kadroların yaptıkları açıklamalarda “Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala” zikredilerek “MHP dışından ama özünde MHP’nin olan bu konudaki mesajları dolaylı biçimde Erdoğan’a ve AK Partinin etkili kurmaylarına yöneliktir.

Bilindiği gibi ekonomik kriz dip yapmış durumda.

Pandeminin yaygınlaşması bunu daha da dip haline getirmiş ve bir adım sonrasının kontrol edilemez bir ekonomik kargaşanın eşiğinin aşılması olduğunu ve o saatten sonra kendi içinde bile iktidar olmanın sorgulanacağını gerek Erdoğan ve gerekse AK Partinin “ak saçlıları” çok iyi biliyorlar.

Nitekim bu noktaya AB ve ABD’nin gerek insan hakları konusundaki kötü sicil ve uluslararası diplomasideki anlaşılmaz duruş nedeniyle gelindiği bilinen gerçek.  

Nitekim Merkel ve Makron, Biden’e mesaj göndererek “Türkiye iktidarına karşı birlikte hareket etmeleri gerektiği” belirtilmiş ve Biden’de buna olumlu cevap vermiştir.  

Uzunca bir zamandır gerek dış politikada ve gerekse insan hakları ihlallerinden dolayı sıcak para girişi kısılmış ve Gümrük Birliği nedeniyle AB ülkelerine olan ihracat azaltılmış böylece Erdoğan iktidarı kıskaca alınmıştır.  

Pabucun pahalı olduğu anlaşılınca ekonomideki kadrolar değiştirilmiş ve hemen yeni kadrolar, Erdoğan’ın “faiz her kötülüğün anasıdır bunu artırmayacağız” dediği saatlerde yabancı yatırımcıların talebi doğrultusunda Merkez Bankası 475 baz puan faiz artırımına gitmiştir.  

Ancak, sıcak para girişi ve yabancı yatırımcıların gelmesi için bunun yeterli olmayacağı, siyasi ve düşünce özgürlüğüne yönelik tutuklamaların da kaldırılması gerektiği bir biçiminde ifade edildiğinden hemen ülke gündemine “ekonomik ve hukuk reformları” yemi atılmıştır.  

İşte tam bu noktada Erdoğan’ı ayakta tutan Cumhur İttifakının minik ortağı MHP devreye girmiştir. Ekonomide yenilecek tüm haltlar önemli değil ama hukuk kapsamına alınarak yapılacak özgürlükçü düzenlemeler MHP’yi ciddi rahatsız etmektedir.

“Gerek Cemil Çiçek ve gerekse Bülent Arınç gibi iktidarın ağır toplarının Demirtaş ve Kavala’nın tutukluluk hallerinin kaldırılmasına yönelik açıklamaları” ve gerekse Adalet Bakanının “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” açıklamaları ile yine bu iki kişinin tahliye edileceğinin sinyallerini vermesi Bahçeli’yi tedirgin etmiş ve yıllardır varlık nedenlerinin misyonu olan “terör nedeniyle öne çıkarılan güvenlik politikalarının” sona ereceğini görmesi, bu hamleyi yaptırmıştır.

Kısaca, Kılıçdaroğlu’nun yıllardır Demirtaş ve Kavala’nın tahliye edilmesini istemesi ve buna engel olan Bahçeli’yi eleştirmesi üzerinden “Erdoğan’a örtülü bir tehdidi” mafya bozuntusu üzerinden göndermiştir.  

Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun omzunda yasladığı silahla Erdoğan’a ateş etmiştir.Yani Anadolu’da söylenen tabir ile “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla…” Ve bu mesajın Erdoğan, kendisine yönelik olduğunu anladığından ana muhalefet partisi liderine yönelik bu saldırıya tepki göstermemiş, suskun kalmayı yeğlemiştir.

Öyle sanıyorum ki Erdoğan, ciddi bir yol ayrımındadır.

Ya MHP’ye rağmen ekonomiyi ve bu kötü gidişi durdurmak ya da en az hasarla atlatmak için AB ve ABD’nin istediği ekonomik ve hukuk reformlarını yapacak, sonuçta Cumhur İttifakının bozulmasının yolunu açacak, ya da Bahçeli’nin restini göremeyip ülkeyi daha beter bir duruma sokacak…

Bekleyeceğiz, göreceğiz…
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI