X 20
Bugun...
SON DAKİKA

Eskişehir Barosu, Avukat Merve Gül Durmaz’a yönelik şiddeti protesto etti

Eskişehir’de avukatlar, avukat Merve Gül Durmaz’ın eski eşi tarafından silahla yaralanmasını protesto etti. Eskişehir Baro Başkanı Mustafa Elagöz, Eskişehir Adliyesi önünde avukatlarla birlikte; “Yasaların uygulanmaması, önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınmaması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikaların uygulanmaması, haksız tahrik adı altında indirimlerin uygulanması tıpkı meslektaşımızın maruz kaldığı elim olayda olduğu gibi faillere güç ve cesaret vermektedir. Onları cesaretlendiren bu ortamda ‘durmayacakları’ kuşku götürmez bir gerçektir” dedi.
facebook-paylas
 Tarih: 09-06-2022 07:27:42

Eskişehir Barosu, Avukat Merve Gül Durmaz’a yönelik şiddeti protesto etti

Eskişehir’de Mete Arslanoğlu, dün sabah Tepebaşı ilçesindeki bir alışveriş merkezinin açık otoparkında, yaklaşık 2,5 yıl önce boşandığı avukat Merve Gül Durmaz ile karşılaştı. İkili arasında tartışma çıktı. Sarıkaya, Merve Gül Durmaz ve tartışmayı ayırmaya çalışan bir kişiyi tabanca ile yaraladı. Merve Gül Durmaz, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, diğer kişi ise Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay yerinde gözaltına alınan şüpheli Arslanoğlu, “kasten yaralama” suçlaması ile tutuklandı.

MESLEKTAŞLARI SALDIRIYI KINADI

Eskişehir Barosu avukatları meslektaşlarına yapılan silahlı saldırıyı Eskişehir Adliyesi önünde toplanarak protesto etti. Baro başkanı Mustafa Elagöz, süreci yakından takip ettiklerini söyledi.

Elagöz, şunları söyledi:

“Ne acıdır ki, dün olay saatinde Danıştay’da İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca çekilmenin iptaline yönelik davanın duruşması vardı. Şahsımda olay saatinde bu duruşma salonundaydı. Akşama kadar İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin hukuki ve sosyal sonuçlarına ilişkin savunmalar yapılırken böyle bir olayın cereyan etmesi ülkemizde kadına karşı şiddetin artık önlenemez hale geldiğini de açıkça ortaya koymuştur. Bir kadının şehrin ortasında, gündüz vakti eski eşi tarafından ateşli silahla yaralanması, bir kez daha İstanbul Sözleşmesine ne denli ihtiyacımızın olduğunu açıkça göstermektedir.

Bugüne kadar bizler hep ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ dedik. ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ demek yalnızca bir slogandan ibaret değil kadınların yaşam mücadelesinin temel dayanağıdır. Kadına yönelik şiddetle mücadelede edinilen kazanımlardan ödün verilmesi ise ülkemizde maalesef kadınların yaşam mücadelesini elinden almak demektir. Anayasa ile güvence altına alınan en temel hak olan yaşam hakkı, her geçen gün eril zihniyet tarafından ihlal edilirken, kanunların yeterince uygulanmaması, soruşturmaların etkin olarak yürütülmemesi, devletin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi kadınları korumasız bırakmakta ve adeta yaşam haklarını ellerinden almaktadır.

"YASALAR EKSİKSİZ UYGULANMALI"

Kadın cinayetlerinin ve şiddetin engellenmesi, kadına karşı şiddetle mücadele edilmesi, kadınların haklarının ve hayatlarının korunması, eşitsizliği ve ayrımcılığı ortadan kaldırarak şiddetsiz bir ortam ve yaşam hakkı sağlanması devletin temel yükümlülüğü iken kadınların temel hak ve özgürlüklerine müdahaleye göz yumulması kadınların can güven güvenliğini ve vücut dokunulmazlığını açıkça hedef haline getirmekte, cinsiyetçi söylemler potansiyel şiddet faillerine cesaret vermektedir. Ayrıca ceza yargılamalarında cezaların caydırıcılık ilkesinin artık işlevsiz hale gelmesi, özellikle son dönemde Covid gerekçesiyle haklarında mahkûmiyet kararı verilenlerin neredeyse 2 yıldır cezaevine girmemesi, cezaevine girmediği her günün infazından düşmesi kişilerin özgürce suç işleyebileceği algısı, toplumda ciddi bir şiddet sarmalına sebebiyet vermektedir. Yıllarca yapılan ceza yargılamalarında suç işleyen kişilerin işledikleri suçun cezasını çekmemesi bu şiddet sarmalının temel sebeplerinden bir tanesidir. Acilen Ceza İnfaz Kanunu’nun değişmesi ve suç faillerinin mahkemelerce verilen cezalarını cezaevlerinde geçirmeleri sağlanmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde suç olaylarının ve kadına karşı şiddetin önlenmesi de mümkün değildir. Yasaların uygulanmaması, önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınmaması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikaların uygulanmaması, haksız tahrik adı altında indirimlerin uygulanması tıpkı meslektaşımızın maruz kaldığı elim olayda olduğu gibi faillere güç ve cesaret vermektedir. Onları cesaretlendiren bu ortamda ‘durmayacakları’ kuşku götürmez bir gerçektir. Bir kez daha ısrarla ifade etmek isteriz ki; Kadınların kazanılmış haklarını elinden almaya çalışan her türlü politikaya karşı sonuna kadar mücadele edecek, kadına karşı şiddetin önlenerek yasaların etkin ve eksiksiz uygulanması için başta meslektaşımız olmak üzere tüm kadınların hukuki mücadelesinde yanında olacağız.”

 


  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
  HABER ARŞİVİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
  HABER ARA
YUKARI YUKARI